City of Lost Souls / Takashi Miike / Japonya / Türkce Altyazılı
:eatün kızlarla kafede otururken konu filmlerden falan açıldı arkadaş iron man den falan bahsederken kızlar bu japon yönetmen Takashi Miike den bahsetmeye başladılar, açıkcası bu adamı daha önce hiç duymamış ve hiçbi filmini izlememiştim. Merak ettim 4-5 tane Takashi Miike filmi indirdim. Sonra nette araştırıp şu yorumu buldum;
Alıntı Miike sanırım en fazla filmini izlediğim yönetmenlerden biri, çektiği film sayısını düşününce bu pek te şaşırtıcı olmuyor tabii. Oldukça bulanık sularda gezindiği için olsa gerek insan hakkında bir şeyler yazmadan önce iki kere düşünmek durumunda kalıyor.fazla kafa yormadan aklıma gelenleri sıralıyorum iki kere düşünecek vakit yoksunluğundan dolayı
Miike filmlerinin ne olmadığını söylemek, ne olduklarını söylemekten daha kolay olduğu için oradan başlayayım. İki yönetmeninde bolca hayal sekansı kullanmasından kaynaklandığını tahmin ettiğim yaygın kanının aksine Miike filmleri bence Lynch filmlerine pek bir benzerlik taşımıyor. Daha çok biraz Kaygusuz Haneke ,biraz da dogme öncesi Trier'e benzetir gibi görüyorum, ama sadece göz ucuyla.Yine klasik sanat anlayışından alabildiğine uzaklar; kendi içinde bütünlüklü, tutarlı, sadece kendine işaret eden çözümlenip rafa kaldırılmaya uygun bir yapıya sahip değiller. Bunun yerine savsak ve dağınık bir düşünceler ve imgeler bohçası, türler arası zıplama tahtası gibi davranıyorlar. Eğer psikolojik olarak toplumda olduğu varsayılan normların çok uzağına düşmüyorsanız iyi bir spor ve eğlence alanıda sayılamazlar.
Miike sinema tarihçiliği açısından auteurlük sıfatıyla anılabilir mi bilmiyorum. Zaten pek çok nedenin yanında, en basitinden sinema üretiminin tabana inmesi auteur ayrımının daha net yakalanabildiği dönemlerin geride kalmasına neden oldu çoktan. Yeni çağın terminolojiside yavaş yavaş ortaya çıkıp doğru payeyi verecektir zamanla. Ama izlediğim filmlerini değerlendirirken auteur sinemasına gösterdiğimden çok farklı düşünceler kurmam gerekmiyor genelde, filmleri arasında şiddet, absürdlük, gerçeküstülük, deneysellik dozu değişsede ;belki izlediklerim arasında sadece andromedia'yı dışarıda tutarak- ortak bir damardan beslendikleri açık geliyor bana. Uyarlama, ısmarlama işler olmalarıda yönetmenin rengini vermesi durumunu değiştirmiyor.(gerçi has auteur sineması da uyarlamalara yer verir, kubrick, welles örneklerinde olduğu gibi)
Aslında yönetmeni incelenmesi zor kılan güçlük onun motivasyonlarını yakalama aşamasında çıkıyor sanırım. Hayli atipik bir adam olduğu için sinema sektörünün mevcut kutuplarından birine sallayıp, rahat edemiyorsunuz. Emin olduğum ne yüce amaçlar biçerek film üreten, ne de yönetmenliğini bir imzaya dönüştürecek teknik şov peşinde bir insan olmadığı. Özellikle oodishon hakkında sinema bilgisi büyük ölçüde ana akıma sınırlı ve zeka seviyesi yüksek bir arkadaşımla yaptığım bir konuşmanın ardından, herhangi bir filmindeki detayları bilinen herhangi bir sistematikle parça pinçik edip inceleyerek bütünleşik bir çözümlemeye ulaşmanın olanaksız olduğunu farkettim. Bu sonuç çoğu izleyicide ki tatminsizlik ve rahatsızlığın ana sebebi sanırım (diğer dikenli öğeleri aştıklarını varsayarsak) . Lem'in edebiyata uyarladığı, sevdiğim kuantum belirsizliği tanımı burada devreye giriyor. Miike filmlerine fazla yakından bakınca bileşenler dağılıp size hiç bir veri vermezken, filmografisine bakınca en azından kişisel düzeyde bir algı çıkarmanız olası geliyor. Asıl paylaşılması gerekenin de bu yakadaki fikirler olduğunu düşünüyorum ;oturup toparlayana kadar kendim bunu yapmayı erteleyerek - ....
Bu filmlerin teknik özelliklerinin de ilgi çekici olduğunu düşünüyorum. Miike sayılı filminde klasik sinema tekniklerini ve japon sinemasında alışık olduğumuz minimalist yaklaşımı kullanıyor. Oodishon'da geleneksel yapıyı kusursuza yakın seviyede gerçekleştiriyor. Özellikle kariyerinin ikinci yarısındaki filmlerinin çoğunda ise daha çok video işlerinde gördüğümüz, ana akım sinemada neredeyse hiç göremeyeceğimiz bir deneysellik hakim. Ichi the Killer ve Ichi 1'de abartılı anlatımın sınırları zorlanıyor. Ama genelde bütün Miike filmleri üretim ucuzluklarına ve b-filmlere yakınlıklarına rağmen aşırı inandırıcı planlar içeriyorlar. Gozu'daki doğum veya bizita-q'daki necrofili tecavüz sahnesi buna iyi örnekler. Bu sahneler orada resmen "dikkat ,köpek var!" tabelası gibi duruyorlar ,festivallerde kız-kaçıran rolü oynayanda onlar. İlk filmini izlememe neden olan merakı doğuran efsanevi aşırılıkların Miike'nin hatrı sayılır izleyici kitlesinin oluşma nedeni olup olmadığına emin değilim. Ama bir tür panayır işlevi görüyorlar ve filmlerinin çoğunun çizdiği insanlık durumunu, ve bizita q'nun anlatısını onaylıyorlar bence. Çözemediğim dünyanın her tarafında üretilen yeraltı "gore" filmlerinden farklı ne gibi bir çekiciliği olduğu bu panayırın, çünkü o filmler çok daha küçük insan gruplarına hitap edebiliyor.
Bazı sinemasal olarakta gelecekte anılmaya devam edecek sahnelerin yanında, aşırı derece özensiz çekilmiş planlar, bilinçli yapılıp yapılmadığını kestiremediğiniz türlü acemilikler izleyiş sürecinizi iyiden iyiye tuhaf bir deneyime çeviriyor. Miike gelecekte kendini geliştirmeye devam etsede ondan her açıdan teknik mükemmeliğe sahip bir film beklemiyorum. Hali hazırdaki filmlerini birleştirince böyle bir eğri çizmiyorlar bence. Aslında her anı tepeden gitmediği, ve rahat bir anlatım tutturduğu için her bir zayıflık tek başına sırıtmıyor ve izleme sürecini etkilemiyor benim için. :eat:İşte böyle, indirdiğim 4-5 tane takeshi filminide izlemedim siz benden önce izlerseniz yorum yapmayı unutmayın lütfen, iyi seyirler
Alıntı Filmin Konusu: Tez canlı biri olan yarı Japon yarı Brezilyalı Mario, gerçek aşkı Çinli kuaför Kei'yi kurtarma savaşı verir. Mario genç kadının sınırdışı edilmesini önlemek için helikopter ve makineli tüfekle desteklediği cüretkâr bir kurtarma operasyonu düzenledikten sonra, ikisi birlikte Tokyo'da farklı kültürlerin ve suç dünyasının birlikte barındığı Shinjuku'nun arka sokaklarında saklanırlar. Alt tabakadan Brezilyalı göçmen topluluğunun koruması altında özgürlük planları yaparlar, ama hem pasaport, hem de bir gemide yurtdışına kaçak yolculuk yapmalarını sağlayacak rüşvet için paraya ihtiyaçları vardır. Kod: [Değerli Üyemiz Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] [Değerli Üyemiz Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] [Değerli Üyemiz Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] Yüksek Kalite / 299 MB / Türkçe Altyazılı
İmzanız
Filmleri Kaliteli Izliyebilmek İçin Aşağıdaki Linkimizi Ziyaret Ediniz http://www.divxindirin.com/firefox.htm Değerli Üyelerimiz. Film Izlemekte Sorun Yaşıyorsanız Eğer, Lütfen Aşağıda Belirttigim Programları Bilgisayarınıza Yükleyiniz.
Film İzlemek için Codec : Indirmek için Tıklayınız Not : Codec le beraber Windows media player classic de yüklenecektir. Not : 3GP Filmleri Windows Media player classic ile izliyebilirsiniz.
Bu İki Dosyanın Rar Şifreleri : www.divxindirin.com
Arkadaşlar lütfen indirdiğimiz yada indireceğimiz filmlere teşekkür ettikten ve filmi seyrettikten sonra filmin görüntü kalitesi, dublajı, ses kayması olup olmadığı hakkında yorum yapalım ki bizden sonra indireceklere yol gösterici olsun...
Misafir Kaybetmektense ! PARA KAYBETMEYİ TERCİH EDERİZ!
Sitemizden indirmiş olduğunuz dosyalar tamamen tanıtım amaçlıdır.Her yapımcı firma tarafından kendi isimleriyle tescil ettirilmiştir. Bu dosyalar size tanıtım amaçlı sunulmaktadır. Bu dosyaları bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılır. Filmler tanıtım amaçlı olduğundan yapımcı veya ona bağlı yayıncı şirketinin bize mail atması halinde, isteği üzerine film dosyaları kaldırılır. Bu kuralı ihlal eden internet kullanıcıları bu siteyi kullanamazlar. Kullanmalarından doğacak tüm sorunlardan ve kanun ihlallerinden Divxindirin.Com
sorumlu tutulamaz. Lütfen bu materyallerin lisanslarını ve albümlerini satın alınız.Yasal çerçeve içerisinde kullanmaya özen gösteriniz. Bunun dışındaki hiç bir kullanım tarzı Divxindirin.Com tarafından hiç bir şekilde desteklenmemektedir.